T.C. YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

E. 2005/8461 – K. 2006/9155 – T. 25.9.2006

• KASKO SİGORTASINA DAYALI TAZMİNAT ( Aracın Çalınması Halinde Sigortacının Azami Sorumluluk Haddini Geçmemek Üzere Aracın Çalınma Günündeki Değerinin Ödeneceğinin Kararlaştırıldığı – Sigortalı Aracın Hırsızlık Tarihi İtibariyle Rayiç Bedelinin Tespit Edilmesi Gereği )

• ARACIN ÇALINMASI ( Sigortacının Azami Sorumluluk Haddini Geçmemek Üzere Aracın Çalınma Günündeki Değerinin Ödeneceğinin Kararlaştırıldığı/Sigortalı Aracın Hırsızlık Tarihi İtibariyle Rayiç Bedelinin Tespit Edilmesi Gereği – Kasko Sigortasına Dayalı Tazminat )

• ARACIN RAYİÇ BEDELİNİN TESPİT EDİLMESİ ( Kasko Sigortasına Dayalı Tazminat – Aracın Çalınma Günündeki Değerinin Ödeneceğinin Kararlaştırıldığı/Sigortalı Aracın Hırsızlık Tarihi İtibariyle Rayiç Bedelinin Tespit Edilmesi Gereği

• TAZMİNAT MİKTARININ TESPİTİ ( Davalının En Fazla Sigorta Değerinin Hırsızlık Tarihi İtibariyle Enflasyon Karşısında Ulaşacağı Değerle Sorumlu Olacağı – Kasko Sigortasına Dayalı Tazminat )

6762/m.

ÖZET : Dava, kasko sigortasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Çekişme, davalının sorumlu olduğu tazminatın miktarı noktasında toplanmaktadır. Taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin eki mahiyetinde olan Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları’nda aracın çalınması halinde, sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere aracın çalınma günündeki değerinin ödeneceği hükme bağlanmıştır. Poliçe içeriğinden sigorta bedelinin …TL olarak tespit edildiği sabittir. Bu durum karşısında, uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla sigortalı aracın hırsızlık tarihi itibariyle rayiç bedelinin duraksamaya neden olmaksızın tespit edilmesi, bu bedelin, sigorta değerini aşması halinde davalının, en fazla sigorta değerinin hırsızlık tarihi itibariyle enflasyon karşısında ulaşacağı değerle sorumlu olacağının kabulü ve davalının ödemesi de dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.

DAVA : Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye 3.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.03.2005 tarih ve 2004/48-2005/111 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Davacı, aracının davalı nezdinde kasko sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, teminat kapsamında çalındığını, çalınma halinde sigortacının sorumluluğunun azami limiti aşmamak üzere aracın çalınma günündeki değeri ile sınırlı olduğunu, yaptığı ödemenin ihtirazi kayıtla alındığını, gerçek değerinin 42 milyar TL bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasıyla şimdilik 1 milyar TL’nin reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, istemin zamanaşımına uğradığını, sigorta bedelinin 20.160.000.000.-TL olarak belirlendiğini, çalınma tarihi itibariyle aracın değerinin 38-39 milyar TL civarında bulunduğunu, TEFE klozu da değerlendirilerek davacıya 24.672.000.000.-TL ödeme yapıldığını, bir sorumluluğunu kalmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda aracın çalınma tarihindeki değerinin 38 milyar TL olarak bildirildiği, mahkemece bunun 35 milyar TL kabul edildiği, davalının kendince hesaplama yapıp ödemede bulunduğu, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 1 milyar TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, kasko sigortasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacıya ait aracın, davalı nezdinde kasko sigorta poliçesiyle sigortalı olduğu, teminat kapsamında 29.09.2003 tarihinde çalındığı, davalının, aracın çalınma tarihi itibariyle rayiç değerini 38-39 milyar TL olarak tespit edip enflasyon hesabı da yaparak 24.672.000.000.-TL ödemede bulunduğu, davacının ihtirazi kayıtla bu ödemeyi kabul ettiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Çekişme, davalının sorumlu olduğu tazminatın miktarı noktasında toplanmaktadır. Taraflar arasındaki sigorta sözleşmesinin eki mahiyetinde olan Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın 3.3.1.4 maddesinde aracın çalınması halinde, sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere aracın çalınma günündeki değerinin ödeneceği hükme bağlanmıştır. Poliçe içeriğinden sigorta bedelinin 20.160.000.000.-TL olarak tespit edildiği sabittir. Bu durum karşısında, uzman bilirkişi kurulu vasıtasıyla sigortalı aracın hırsızlık tarihi itibariyle rayiç bedelinin duraksamaya neden olmaksızın tespit edilmesi, bu bedelin, sigorta değerini aşması halinde davalının, en fazla sigorta değerinin hırsızlık tarihi itibariyle enflasyon karşısında ulaşacağı değerle sorumlu olacağının kabulü ve davalının ödemesi de dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

2- Davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz itirazlarına gelince; Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin faizin türüne yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

3- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin aracın rayiç bedeline yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilin faizin türüne yönelik temyiz itirazların REDDİNE, ( 3 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle rayiç bedele yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, istek halinde aşağıda yazılı 1.30.-YTL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 25.09.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.